İBB Meclisi’nin CHP’li Üyesi Av. Doğan Subaşı hazırladığı yazılı soru önergesini İBB Meclisinde sözlü okuyarak, Geçtiğimiz haftalar içinde, AKP İstanbul İl Başkanlığı’nca, ülkemize sığınmak zorunda kalan Suriyelilere yardım toplamak amacıyla
, “Üşüyorum, Yardım Edin” başlığı altında bir yardım kampanyası başlattığını ve söz konusu kampanya kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundaki ana yollar üzerindeki üstgeçit ve köprülerde kampanyaya ilişkin duyurular asıldığını, bu duyuruların bir yanında
Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı ve diğer yanında
İstanbul Büyükşehir Belediyesi kurumsal kimlik bilgileri ile birlikte yer aldığını ve aynı duyurularda İstanbul’un bazı İlçe Belediyelerinin de kurumsal bilgileri yer aldığını,
bir kamu kuruluşunun bir siyasi parti etkinliğine doğrudan katılmasının hem de hazırlanan afişlerin bir tarafına siyasi parti olan AKP logosu, diğer tarafına resmi kurumun logosunun konulmasının yapılmaması gerektiğini ve doğru olmadığını hatırlatarak İBB Başkanı Kadir Topbaş’a hem sorular sordu hem de öneriler de bulundu:
CHP’li Av. Doğan Subaşı’nın Başkan Topbaş’a Soruları Şunlar: Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın “Üşüyorum, Yardım Edin” adlı bu kampanyasına, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin katkıda bulunması için, kim karar vermiştir? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş, bu kararın sorumluluğunu üstlenmekte midir? İBB’nin bu kampanyaya yaptığı katkı nedir? Bu katkı kapsamında somut olarak neler yapılmıştır? İBB, bu katkıyı hangi yasanın hangi maddesine dayanarak yapmaktadır? Bu katkıyı yapmak için İBB Belediye Meclisi kararı gerekmez mi? Bu katkıyı yapmak için taraflar arasında bir protokol veya sözleşme yapılması gerekmez mi? Bunun İBB Belediye Meclisi’nde ve İBB Meclis Hukuk Komisyonu’ndan geçmesi gerekmez mi? İBB, İstanbul’da benzer bir kampanya düzenlenmesi halinde, Cumhuriyet Halk Partisi’ne de “katkı” sunacak mıdır? MHP, HDP, TKP, ÖDP, BBP, SP, ESP gibi İstanbul’da örgütü bulunan farklı ideolojik ve politik anlayışlara sahip partiler de, Sayın Topbaş’ın konuşmasında belirttiği, “Ne kadar mazlum, ihtiyaç sahibi varsa, şefkat ellerimizi açmak, gönüllerimizi açmak zorundayız” sözlerine de dayanarak, belirledikleri mazlum ve ihtiyaç sahibine ellerini uzatmak isterlerse, İBB’nin bu partilere de bir katkısı olacak mıdır? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş, bu partilerin kampanyalarında da sorumluluk üstlenecek midir? İBB’nin siyasal partilerin benzer kampanyalarına katkı sunmak için bir kriteri var mıdır? Varsa bu kriter yada kriterler nelerdir?
CHP’li Av. Doğan Subaşı’nın Başkan Kadir Topbaş’a önerileri de şunlar:Yaklaşık 1.400.000’in üzerinde Suriyeli, sokaklarda yaşamakta ya da kendi olanakları ile yaşamını sürdürmek zorunda kalmaktadır. Milyonun üzerindeki insanın yaşam hakkına, insanca yaşam ortamına kavuşmasına ilişkin, ciddi bir kamusal sorumlulukla ele alınması gerekir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer İlçe Belediyeleri, İstanbul’a göç eden Suriyelilerle ilgili gerçekten bir yardım faaliyeti içinde olmak istiyorlarsa, bu konuda içten ve samimi iseler, gelin konuyu Belediye Meclisi’nde bulunan diğer partilerle de ortak bir çalışma içinde birlikte ele alalım. Bu konuda ortak bir tutum geliştirelim ve buna uygun olarak Belediye Başkanlığı’ndan hizmet bekleyelim. Gelin konuyu bir siyasi partinin siyasi istismar konusu ya da kendi yarattığı bir soruna ilişkin vicdan aklama konusu olmaktan çıkaralım.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinin 2015 yılı Ocak ayı
toplantılarında Beylikdüzü Belediyesi ver İBB Meclisinin CHP’li
Üyesi Av. Doğan Subaşı’ın hazırladığı ve İBB Meclis Başkanlığına
sunduğu ve oy birliği ile Başkanlık Makamına havale edilen yazılı soru
önergesi:
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA
A) DURUM
Geçtiğimiz ay içinde, Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı’nca, ülkemize sığınmak
zorunda kalan Suriyelilere yardım toplamak amacıyla, “Üşüyorum, Yardım
Edin” başlığı altında bir yardım kampanyası başlatılmıştır. Söz konusu
kampanya kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundaki
ana yollar üzerindeki üstgeçit ve köprülerde kampanyaya ilişkin duyurular
asılmıştır. Bu duyuruların bir yanında Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı ve
diğer yanında İstanbul Büyükşehir Belediyesi kurumsal kimlik bilgileri
ile birlikte yer almıştır. Aynı duyurularda, İstanbul’un bazı ilçe
belediyelerinin de kurumsal bilgileri yer almıştır.
Ayrıca yine bu kampanya kapsamında ana yollar üzerindeki reklam
panolarında da tanıtım afişlerine rastlanmıştır. Bu reklam panolarında da
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve bazı İlçe Belediyelerinin kurumsal
kimlik bilgileri, Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı kurumsal kimlik bilgileri ile
birlikte yer almıştır. Kampanya ile ilgili açılan www.yardımkonvoyu.com
internet sayfasında da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bazı İlçe
Belediyelerinin, destekleyici kuruluşlar arasında olduğu bilgisi de içerdiği
görülmüştür. Öte yandan, 08 Ocak 2014 tarihli bazı yazılı ve görsel medya
organlarında, bu kampanya kapsamında 134 TIR yardımın toplandığı ve
bunların yola çıktığı haberi ile birlikte, İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı Sayın Kadir Topbaş’ın konuşmasına yer verilmiştir. Basına
yansıdığı kadarıyla bu konuşmasında Sayın Topbaş, “Ne kadar mazlum,
ihtiyaç sahibi varsa, şefkat ellerimizi açmak, gönüllerimizi açmak
zorundayız” şeklinde demeç vermiştir.
Öncelikle şunu söylemek isterim: Basında yer alan haberlere göre,
geçtiğimiz günlerde, kısaca AFAD diye bilinen Başbakanlık Afet ve Acil
Durum Yönetim Başkanlığı himayesinde, TOBB Üniversitesi Sosyal
Tesisleri’nde bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Ortadoğu Stratejik
Araştırmalar Merkezi (ORSAM) ve Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler
Vakfı'nın (TESEV) bu toplantıda açıkladığı rapora göre, Kasım 2014
itibarıyla Türkiye'deki toplam kayıtlı Suriyeli sayısının resmi rakamlara
göre 1 milyon 650 bin, resmi olmayan rakamlara göre 2 milyon civarında
Suriyeli göçmenin yaşamakta olduğu bildirildi. Bu resmi rakamlar, AFAD
Başkanı Sayın Fuat Oktay tarafından da teyit edilmiştir. Sayın Oktay’ın
ifadesine göre, Suriyelilerin 10 il’deki barınma merkezlerinde kalanların
sayısı 228.000’dir. Dolayısıyla, yaklaşık 1.400.000’in üzerinde
Suriyeli, sokaklarda yaşamakta ya da kendi olanakları ile yaşamını
sürdürmek zorunda kalmaktadır.
Bu tablonun çok önemli bir toplumsal soruna işaret ettiği açıktır.
Tabii, biz bu tablonun oluşmasında, mevcut siyasi iktidarın
Suriye’ye yönelik uyguladığı politikanın nasıl bir etkisi olduğunu,
bu tablonun oluşmasında iktidar partisinin sorumluluklarının neler
olduğunu, bu aşamada tartışmak istemiyoruz. Mazlumlara, yardıma
ihtiyaç duyanlara, hiçbir politik, etnik, dinsel, mezhepsel, cinsel, yöresel ya
da başka ayrım gütmeksizin yardım etmek, temel bir insanlık görevidir. Bu
yardımın hangi kaygılarla yapıldığının bizim açımızdan hiçbir önemi yoktur.
İster politik kaygılarla, ister, başka kaygılarla hareket edilsin, yardıma
ihtiyaç duyanlara yardım etmek, sonuçta olumlu bir tutumdur. Dolayısıyla,
Ak Parti İl Başkanlığı’nın böyle bir yardım kampanyası örgütlemiş olmasına
kimsenin diyeceği bir şey olamaz.
Ancak, her konuda olduğu gibi, bunda da yapılması gerekenler
vardır, yapılmaması gerekenler vardır. Bir kamu kuruluşunun bir
siyasi parti etkinliğine doğrudan katılması da, bu yapılmaması
gerekenlerden biridir. Bizim de Sayın Topbaş’tan yanıtlamasını
istediğimiz sorular, bu kampanyada İBB’nin yer alması ile ilgilidir.
B) SORULARIMIZ
1) Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın “Üşüyorum, Yardım Edin” adlı bu
kampanyasına, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin katkıda bulunması
için, kim karar vermiştir? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın
Kadir Topbaş, bu kararın sorumluluğunu üstlenmekte midir?
2) İBB’nin bu kampanyaya yaptığı katkı nedir? Bu katkı
kapsamında somut olarak neler yapılmıştır?
3) İBB, bu katkıyı hangi yasanın hangi maddesine dayanarak
yapmaktadır?
4) Bu katkıyı yapmak için İBB Belediye Meclisi kararı gerekmez mi?
5) Bu katkıyı yapmak için taraflar arasında bir protokol veya sözleşme
yapılması gerekmez mi? Bunun İBB Belediye Meclisi’nde ve İBB Meclis
Hukuk Komisyonu’ndan geçmesi gerekmez mi?
6) İBB, İstanbul’da benzer bir kampanya düzenlenmesi halinde,
Cumhuriyet Halk Partisi’ne de “katkı” sunacak mıdır?
7) MHP, HDP, TKP, ÖDP, BBP, SP, ESP gibi İstanbul’da örgütü bulunan
farklı ideolojik ve politik anlayışlara sahip partiler de, Sayın Topbaş’ın
konuşmasında belirttiği, “Ne kadar mazlum, ihtiyaç sahibi varsa,
şefkat ellerimizi açmak, gönüllerimizi açmak zorundayız”
sözlerine de dayanarak, belirledikleri mazlum ve ihtiyaç sahibine ellerini
uzatmak isterlerse, İBB’nin bu partilere de bir katkısı olacak mıdır?
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş, bu partilerin
kampanyalarında da sorumluluk üstlenecek midir?
8) İBB’nin siyasal partilerin benzer kampanyalarına katkı sunmak
için bir kriteri var mıdır? Varsa bu kriter yada kriterler nelerdir?
C) BİR ÖNERİ
Ak Parti İl Başkanlığı’nın Suriyelere yardım kampanyası ve bu kampanyada
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yer almasına ilişkin, eleştirilerimizi ve
sorularımızı sunduk. Bunların yanıtlarını dikkatle takip edeceğiz. Ancak
dikkatle takip edilmesi gereken konu sadece bu değildir. Suriyelilere
yardım işi, ciddi bir konudur. Milyonun üzerindeki insanın yaşam
hakkına, insanca yaşam ortamına kavuşmasına ilişkin, ciddi bir
kamusal sorumlulukla ele alınması gerekir. İstanbul Büyükşehir
Belediyesi ve diğer ilçe belediyeleri, İstanbul’a göç eden
Suriyelilerle ilgili gerçekten bir yardım faaliyeti içinde olmak
istiyorlarsa, bu konuda içten ve samimi iseler, gelin konuyu
Belediye Meclisi’nde bulunan diğer partilerle de ortak bir çalışma
içinde birlikte ele alalım. Bu konuda ortak bir tutum geliştirelim ve
buna uygun olarak Belediye Başkanlığı’ndan hizmet bekleyelim.
Gelin konuyu bir siyasi partinin siyasi istismar konusu ya da kendi
yarattığı bir soruna ilişkin vicdan aklama konusu olmaktan
çıkaralım.
Bu duygu ve düşüncelerle, sorularımızın İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanlığı’nca yanıtlanmasını diler, saygılar sunarım.
Avukat Doğan Subaşı / İBB ve Beylikdüzü Belediye Meclis Üyesi /
İBB ve Beylikdüzü Belediyeleri Hukuk Komisyonu Üyesi