Öncesinde caddeleri, sokakları ve insanlarının yaşam tarzıyla bir Avrupa ülkesini andıran Lübnan'ı yıkıma uğratan ve yüz elli binden fazla kişinin ölümüne yol açan kanlı iç savaşın başlangıcının üzerinden 41 yıl geçti. Lübnanlılar hala savaşın bugüne ulaşan siyasi, ekonomik ve sosyal etkileriyle mücadele ediyor.
Büyük yıkıma uğrayan başkent Beyrut'ta ayakta kalabilmiş binalarda, yıllar geçse de hala savaşın yıkıcı izine rastlamak mümkün. Kurşun deliklerinin ve bombaların açtığı gediklerin izlerini taşıyan binaların bazılarında, Lübnanlılar yaşamlarına kaldığı yerden devam ediyor.
İç savaşın tanığı mühendis Said Şemseddin (58), AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Lübnan İç Savaşı tarihteki en kirli savaşlardan biriydi, ülkemizi yıkıma uğrattı. Bu savaş, dış güçlerin Lübnan topraklarındaki mücadelesiydi.' dedi
Lübnanlı Bessam İytani ise 15 yıl süren savaş boyunca çok zorluklar yaşandığını belirtti ancak bugün de ülkenin durumunun 'iyi olmadığı' yorumunu yaptı.
Ülkedeki 'ekonomik durumun top ve silahların konuştuğu iç savaştan daha zor olduğunu' belirten İytani, 'Doğrudur, iç savaşta her gün bombalar düştü, ölenler oldu ve acılar yaşandı. Ama insanlar huzurluydu. Bombalar düşerken bile insanlar yine de birbirlerini seviyordu.' ifadesini kullandı.
Lübnan'da başkent Beyrut'taki Aziz Maruni Kilisesi önünde 13 Nisan 1975 tarihinde Filistinli mültecileri taşıyan otobüse düzenlenen silahlı saldırıda 27 Filistinlinin hayatını kaybetmesi, iç savaşın başlangıcı olarak kabul ediliyor. Ülkedeki siyasi ve mezhepsel ayrışma ve silahlanmanın eklenmesiyle olaylar 15 yıllık bir iç savaşa dönüştü.
Soğuk savaş dönemine denk gelen Lübnan İç Savaşı'na, bölgesel ve küresel güçler de destekledikleri gruplar veya doğrudan dahil olarak savaşın uzamasına yol açtı. Bu süreçte, Suriye ve İsrail, iki ana aktör olarak yer alırken müttefikleri ABD ve Rusya da vekilleri aracılığıyla Lübnan'da kozlarını paylaştı.
Kaynak: AA
Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...