Ya kuzgun leşe ya devlet başa

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kıymetli takipçiler ve okullarım malumunuz bir haftadır kamuoyu gündemini meşgul eden İstanbul Büyükşehir belediyesi başkanı İmamoğlu ve 106 kişilik çalışma ekibiyle alakalı suç örgütü kurup yönetmek yolsuzluk ihaleye fesat vs gibi iddialarla savcılık iddianamesi hazırlanmış olup bunun gereğince hukuki süreç başlatılıp hukuk devletinin gereğince süreç işlemeye alınmıştır.

Buraya kadar her ne kadar istenmeyen rahatsız edici bir beyan olsa dahi yine hukukun tabiriyle karar kesinleşene kadar iddaya muhatap bulunan kişiler suçsuzdur. ancak olayın muhatabı ve muhatabın siyasi bağlantısı olan CHP Genel başkanı hukuka saygı göstermeyip insanları sokağı yakıp yıkmaya aleni bir şekilde toplumun huzur ve güven ortamını ortadan kaldırmaya gayret göstermektedir.
İmam oğlunun eşi dilek hanım yanında yakışıklı oğlu kış bahçesinde oturup kendini ve oğlunu konfor ve güven içerisinde muhafaza ederken milletin çocuklarını polise mukavemet göstermeleri üzere gaz yemeye suç işlemek suretiyle geleceklerinden feragat ettirip sabıkalı olmalarına subnilminal tekniklerle ajitasyon ile tahrik ve teşvik ederek insanları devletin polisine yasal nizamına karşı kışkırtmakta bir beis görmemektedir.
Oysaki eşinin belediye başkanı seçilmesinden bu yana İBB bünyesinde rızkını temin etmek üzere kamuya hizmet eden 30.000 dolaylarında personelin ekmeğiyle oynamış işten çıkarılmıştır. Dahası kamu zarara uğratılmış. Bununla alakalı olarak millet mağdur olmuşsa da zerre umurlarında olmamış ancak kendileri hukuk devletinin gereği olan bir mevzuata muhatap bulununca ortalığı yakıp yıkmaya ve milleti sokağa çağırmaya anayasal nizami ortadan kaldırmaya çok rahat cüret etmektedirler.
şimdi bu devletin bayrağı altında devletine bağlı devletine güvenen bireyler olarak millet başlatılan sürecin hiçbir etki ve tesir altında kalmadan neticelendirilip eğer suç sabit ise gereğinin yapılmasını beklemektedir.

Aksi taktirde devleti yönetenler zan altında kalacaklardır.
Bu süreçte milletimize ve gençlerimize büyük iş düşmektedir milletimizin ve gençlerimizin ferasetine güveniyorum bir zümrenin menfaati sebebiyle sokakları provoke etmeye yönelik Çığırtkanlıklarına kimse tevessül  etmemeli bu Çağırkanlıklarla tahrik olup devletinin polisine taşlarla saldırıp anayasa nizama tehlike arz etmek toplumun huzur ve refahını kast etmek millet ve gençlik tanımına uygun olmadığı gibi yakışmamaktadır. Her kim bu tahriklere kapılıp suça tevessül ederse şayet unutmamalıdır ki; devlet unutmaz yani, düşünsenize devletine taşatan sokaklarını yakan bir üniversite gençliği bize, geleceğimize nasıl bir güvence verebilir?
Unutmamak gerekir ki Türk milleti Necip bir millettir, ferasetli bir millettir. feraseti sebebiyle devlet başkanına bağlı Devletine güvenir, sabır ile bekler eğer bu topluluklar bu azgınlıklarını devam Ettirip ve güvenlik görevlilerini yetersiz bırakırlararsa o zaman sükunetle sürecin neticelenmesini bekleyen devletin gerçek sahipleri olan Necip millet ya devlet başa ya kuzgun leşe diyerek bu şımarıklığa son vermek üzere müdahil olmak durumunda kalacak ve o zaman kimsenin istemeyeceği kimsenin seyretmekte hoşnut olmayacağı ancak sonucunda adaletin tecelli edeceği sahne kaçınılmaz olacaktır.
Herkesi sükunetle sürecin neticelenmesini beklemeye sabırla hukuka saygıya davet ediyorum

Araştırmacı/Yazar
Memet Raşit KILIÇ.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter